Berlin Seyahat Rehberi

Branderburg Kapısı, Duvarı, Müze Adası, Doğusu ve Batısı ile Berlin, şüphesiz ki hem Almanya’nın, hem de Avrupa’nın en önemli şehirlerinden, aynı zamanda da başkentlerinden birisi. Barındırdığı Türk nüfusu nedeniyle Türklerin kendilerini en rahat memleketlerinde hissedebildiği şehirlerden birisi aynı zamanda. Bu yazıda Berlin gezi notlarımı kısaca anlatmaya çabalayacağım.

Berlin Hakkında Genel Bilgiler

Nüfus: 4 Milyon

Resmi Dili: Almanca

Para Birimi: Euro

Zaman Dilimi: GMT +1 (Türkiye’den yaz saati döneminde 1 saat, kış saati döneminde ise 2 saat geride.)

Uluslararası Telefon Kodu: +49

Elektrik: Türkiye ile aynı

Vize: Umumi pasaport için Schengen vizesi gerekmektedir. Yeşil pasaport, Hizmet pasaportu ve Diplomatik pasaport için vize gereksinimi yoktur.

Türk Büyükelçiliği: Tiergartenstraße 19-21, 10785 Berlin, Almanya

Tavsiye Edilen Seyahat Süresi: Min. 2 Gün, Max. 5 Gün, İdeal 3 Gün

Bana göre Berlin, diğer Avrupa şehirlerinden kültürü ve sosyal yapısı nedeniyle farklı kalıyor. Bunda en önemli etkenin 2. Dünya Savaşı sırasında tamamen bir harabeye dönmesi, savaş sonrasında şehri Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayıran bir duvar yapılması ve bu duvarın 1989 yılına kadar ayakta kalması olduğunu düşünüyorum. Çok değil, 30 sene öncesine kadar Berlin iki farklı kültürel ve sosyal yapıya sahipti. Hala da bu kültürel ve sosyal farklılık göze çarpıyor bence. Berlin’i daha keyifli gezmek, tarihi dokusunu içinizde hissetmek için bu şehrin tarihini anlatan kitaplar okumak ve filmler izlemeyi düşünebilirsiniz.

Berlin’de kaybolmaktan sakın korkmayın, çünkü kaybolduğunuzda her köşe başında yol sorabileceğiniz bir Türk görmeniz mümkün. Bir büfeye girdiğinizde, bir taksiye bindiğinizde, bir restoranda yemek yerken mutlaka Türkler ile karşılaşacaksınız. Ben Türk damak tadından uzaklaşmak istemiyorum diyorsanız her sokakta bir Türk restoranı bulacaksınız.

Türkiye’nin kuzeyinde yer alması ve Orta Avrupa’da karasal iklim hakim olması nedeniyle sıcaklık ortalamaları ülkemize göre daha düşüktür. Güneşli gün sayısı, kapalı gün sayısına oranla bir hayli azdır. Bu nedenle Berlin’i ziyaret etmek için en uygun zamanın yaz ayları olduğunu düşünüyorum. Hem Almanya’nın başkenti oluşu, hem de farklı tarihi ve kültürel dokusu ile oldukça fazla turist çeker Berlin. Eğer fazla turist olmayan bir dönemde gitmek istiyorsanız bahar aylarını da değerlendirebilirsiniz. Hangi mevsimde giderseniz gidin yanınızda bir şemsiye ve kalın bir şeyler bulundurmayı ihmal etmeyin.

Berlin birçok açıdan fiyatlarda Avrupa ortalamasını yakalıyor ancak özellikle turistik bölgelerde uygun fiyatlı içme suyu bulmakta zorluk yaşayabiliyorsunuz. Ben küçük bir şişe suya 5 Euro vermek zorunda kalmıştım 🙂 Çantanızda su bulundurmakta fayda olabilir.

Yurtdışında internete en kolay nasıl bağlanabilirim diye merak ediyorsanız detaylar için buraya tıklayarak konumuzu inceleyebilirsiniz.


Berlin’e Ulaşım

Berlin’e Türkiye üzerinden ulaşım sağlamayı planlıyorsanız İstanbul Havalimanından Türk Hava Yolları’nın, Sabiha Gökçen Havalimanından ise Pegasus’un her gün karşılıklı olarak gerçekleştirilen direkt seferlerinden birini tercih edebilirsiniz. Her gün düzenlenen bu karşılıklı uçuşlara ek olarak bazı günler Ankara, İzmir, Antalya ve Gaziantep gibi şehirlerden THY ve SunExpress karşılıklı seferler düzenleyebiliyor. İstanbul dışında bir ilden gitmeyi planlıyorsanız bulunduğunuz ile özel direkt veya aktarmalı uçuş seçenekleri için skyscanner.com adresini kullanabilirsiniz.

Berlin’e farklı bir Avrupa şehrinden gelmeyi planlıyorsanız, tren, otobüs veya uçak ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Biletlerinizi online olarak goeuro.com adresinden temin edebilirsiniz. Eurolines, Flixbus, Luxexpress gibi birçok uygun fiyatlı otobüs firması ülke genelinde hizmet veriyor.


Berlin Havalimanından Şehir Merkezine Ulaşım

Günümüzde Berlin’de aktif olarak kullanımda olan iki adet havalimanı mevcuttur. Ana havalimanı olarak Tegel (TXL), ikinci havalimanı olarak ise Schönefeld (SXF) kullanılmaktadır. Bu havalimanlarına ek olarak üçüncü ve en büyük havalimanı olacak Brandenburg Havalimanı’nın inşaatı devam etmektedir.

Türk Hava Yolları da dahil olmak üzere birçok büyük firma uçuşlarını Tegel Havalimanı üzerinden yapmaktadır. Pegasus ve Ryanair gibi düşük bütçeli havayolları ise uçuşlarını Schönefeld üzerinden yapmaktadır. Tegel, şehir merkezine daha yakın bir konumda yer alıyor ancak her iki havalimanına toplu taşıma imkanları mevcut olduğu için ulaşım açısından çok büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum.

Tegel Havalimanı Ulaşım:

Havalimanı ile merkez arasında çalışmakta olan birkaç farklı otobüs hattı mevcuttur. Otobüs biletlerini terminal içindeki otomatlardan temin edebilirsiniz. Otobüslerin bir kısmı merkez tren istasyonu (Hauptbahnhof) güzergahında giderken diğer bir kısmı şehrin çeşitli bölgelerine gidiyor. TXL isimli otobüs ile merkez tren istasyonuna 20 dakika içerisinde ulaşım sağlayabilirsiniz.

Schönefeld Havalimanı Ulaşım:

 Schönefeld havalimanı şehrin daha uzak bir bölgesinde yer alıyor ve otobüs seferlerine ek olarak banliyö tren seferleri de düzenleniyor. Havalimanı içerisindeki tren işaretlerini takip ettiğinizde tren istasyonuna ulaşabiliyorsunuz. Her birkaç dakikada bir şehir merkezi yönünde trenler hareket ediyor. Eğer taksi ile ulaşım sağlamak isterseniz yaklaşık 50 Euro gibi bir rakamı gözden çıkarmanız gerekiyor.

Berlin’de Şehir içi Ulaşım

Berlin’de bulunduğum tüm süre içerisinde raylı sistem dışında herhangi bir ulaşım aracı kullandığımı hatırlamıyorum. Şehrin her köşesini sarmış metro ve banliyö hatları sayesinde her yere kolayca ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Metro haritasını nasıl kullanacağınızı öğrenmeniz yeterli zira oldukça karışık gelmişti bana 🙂 Metro biletlerini tek yön alabileceğiniz gibi günlük, haftalık ve aylık bilet seçenekleri de mevcut. Biletleri aldıktan sonra istasyonlarda bulunan küçük sarı makinelerden aktifleştirmeyi unutmayın, aksi takdirde cezai bedellerle karşılaşabilirsiniz.

Berlin büyük bir şehir olduğu için ulaşım fiyatları da bölgeden bölgeye farklılık gösterebiliyor. Şehirde temelde 3 ana bölge yer alıyor ve A, B, C bölgeleri olarak adlandırılıyor. A ve B bölgeleri şehir merkezi ve civarını kapsarken C bölgesi biraz daha uzak kısımları içeriyor. Biletinizi almadan önce gezeceğiniz yerlerin hangi bölgelerde olduğunu belirlemek ve buna göre bilet almak yararınıza olacaktır. Sanırım C bölgesine ait bilet almanız gerekli olmayacaktır.

A ve B bölgeleri için tek yön bilet 3 Euro gibi bir rakama satılırken günlük bilet ücreti yaklaşık 7,5 Euro idi. Günlük biletin 24 saat değil, ertesi gece 03:00’e kadar geçerli olduğunu belirtmekte fayda var. Benzeri durumlar haftalık ve aylık biletler için de geçerli ancak kullanmadığım için detayını çok bilmiyorum.

Ayrıca biletleri temin edeceğiniz otomatlarda Türkçe’nin de dil seçenekleri arasında olduğunu hatırlatmakta fayda var 🙂

Resimde de görebileceğiniz üzere birçok duraktan birden çok metro hattı geçiyor, hatta bazı duraklardan 7-8 farklı hat geçiyor. Nereden nereye gideceğinizi belirleyebilirseniz bir veya birkaç aktarma ile kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Gideceğiniz yere en kolay ulaşım seçeneklerini veren bazı uygulamalar da AppStore ve Google Play üzerinde mevcut ve kısa bir araştırma ile bulunabiliyor. Ayrıca Apple Harita üzerinden arama yaptığınızda oradan bile toplu taşıma alternatiflerini ulaşım süreleri ile birlikte görebiliyorsunuz.

Yurtdışında internet erişiminiz yokken telefonunuzda bulunan haritayı kullanarak kaybolmadan dilediğiniz yere gidebileceğinizi biliyor muydunuz? Haritanızı internet olmadan nasıl kullanacağınızı buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.


Berlin’de Konaklama

Berlin, konaklama açısından her bütçeye göre alternatifler sunabilen bir şehirdir. Gecelik 10 Euro’dan başlayan hosteller mevcutken gecelik 1000 Eurolara kadar varabilen lüks otel alternatifleri de bulunmaktadır. Konaklama yeri seçimini yaparken aslına bakarsanız konumundan çok fiyatına önem verirseniz daha karlı çıkabilirsiniz çünkü şehir genelinde her yere toplu taşıma imkanları oldukça gelişmiş. Ayrıca gezilecek yerler belirli bir bölge içerisinde bulunmadığı için zaten mecburen toplu taşıma kullanacaksınız. Bu nedenle konaklamanızı da bütçenizin el verdiği şekilde ayarlamanız en mantıklısı olacaktır diye düşünüyorum.

En uygun fiyatlarla Booking üzerinden rezervasyon yapmak için tıklayınız.

Konaklama yeri seçimi ve rezervasyon yapmakla ilgili konuya bu linkten ulaşabilirsiniz.


Berlin Pass (Berlin Şehir Kartı)

Turistik her şehirde olduğu gibi Berlin’de de önemli noktalara ücretsiz veya indirimli giriş sağlayan, ücretsiz toplu taşıma imkanları olan bu kartı almayı düşünebilirsiniz. Eğer sadece birkaç müze gezmeyi planlıyorsanız bu kart sizin için biraz pahalıya gelebilir ancak hepsini gezmeyi düşünüyorsanız mutlaka edinmelisiniz. Hem ücretsiz toplu taşıma içeren, hem de içermeyen iki versiyonu mevcut ve 2 veya 3 günlük olarak temin edebiliyorsunuz. İnternetten satın alındığında fiyatları 94 Euro ile 120 Euro arasında değişiyor. Büfelerden veya turist noktalarında ise biraz daha pahalı. Ücretsiz girebileceğiniz yerlerin detaylarını görmek ve satın almak için tıklayınız.

Ek olarak bir de Berlin Museum Pass versiyonu mevcut bu kartın. 1 günlük ve 3 günlük versiyonları var ve fiyatları 25 ile 29 Euro. Berlin Pass’den farkı ise sadece müzelere giriş imkanı sağlıyor. Ulaşım ve diğer turistik noktalarla ilgili bir ayrıcalık sağlamıyor. Berlin Museum Pass ile ilgili detayları görmek ve satın almak için tıklayınız.

Benim şahsi önerim 3 günlük Berlin Museum Pass ve 3 günlük ulaşım bileti almanız olacaktır. Bu şekilde size müzeler ve ulaşım toplamda yaklaşık 45-50 Euro civarına mal olacaktır.


Berlin Haritası


Haritada kırmızı numaralar ile görmekte olduğunuz noktalar, aşağıda gezilecek yerler başlığında yer almakta olan noktalardır. Mavi ile görmekte olduklarınız ise yazı içerisinde bahsetmiş olduğum işinize yaraması muhtemel bazı noktalardır. Sarı noktalar ise yeme, içme ve gece hayatı ile ilgili mekanlardır. Açıklamaların hepsini yazının devamında bulabilirsiniz.


Berlin’de Gezilecek Yerler

Berlin ucu bucağı olmayan ve günlerce kalsanız bile hala keşfetmediğiniz yerler bulabileceğiniz bir şehir ama ben kendimce mutlaka görülmesi gereken yerleri aşağıda kısaca anlatacağım.

1- Alexanderplatz

Alexanderplatz, isteseniz de istemeseniz de muhtemelen yolunuzun düşeceği, şehrin en önemli meydanlarından ve yerlilerin buluşma noktalarından birisi, aynı zamanda Almanya’nın en büyük meydanıdır. Birçok metro ve tramvay hattının kesişme noktasıdır. Ayrıca Aralık ayında şehrin en büyük Noel Pazarlarından birisi bu meydanda kurulmaktadır. Civarda birçok restoran, kafe ve mağaza bulunmaktadır. Ayrıca Berlin’in simgelerinden birisi olan Berliner Fernsehturm (Berlin Televizyon Kulesi) da bu meydanda yer almaktadır.

 

2- Museumsinsel (Müzeler Adası)

Müzeler Adası şüphesiz olarak Berlin’in en önemli turistik noktalarından birisidir. Müzeler adası olarak adlandırılmasının sebebi gerçekten de Spree Nehri üzerindeki küçük bir ada üzerine kurulmuş olmasıdır. Burada 5 adet birbirinden önemli müze yer almaktadır. Adada yer alan müzeler; Alte Nationalgalerie (Eski Ulusal Galeri), Pergamonmuesum (Bergama Müzesi), Neues Museum (Yeni Müze),  Altes Museum (EskiMüze) ve  Bode Museum‘dur.

Tüm müzeleri gezmek isterseniz 1 gün yeterli olmayacaktır ve en az 2 gün ayırmanız gerekecektir. Benim o kadar fazla vaktim yok, sadece önemli olanları gezeyim yeter diye düşünüyorsanız Alte Nationalgalerie ve Pergamonmuseum’a öncelik verebilirsiniz.

Giriş fiyatları normalde müze başına 10-12 Euro arasında değişiyor. Müzeler adasında yer alan tüm müzeleri için geçerli bir günlük bilet ise 18 Euro tutarında. Eğer Berlin Pass veya Berlin Museum Pass kartınız var ise tüm müzelere ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz. Pazartesi günü müzelerin kapalı olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Her halükarda girişte uzun sıralara takılmamak için biletinizi online olarak almanızı tavsiye ederim. Bilet almak için tıklayınız.

3- Brandenburg Tor (Brandenburg Kapısı)

Brandenburg Kapısı, şehrin en önemli turist atraksiyonlarından birisidir. 16. Yüzyılın sonlarında dönemin Prusya kralı 3. Friedrich Wilhelm tarafından yaptırılmış olup soğuk savaş döneminde Doğu ve Batı Berlin sınırında kalmıştır. Yeni yıl eğlenceleri ve birçok önemli tören bu meydanda gerçekleştirilmektedir.

U6 numaralı metro hattıyla bu yapıya ulaşabilirsiniz. İnmeniz gereken durağın adı ise Französische Straße.

4- Reichstag (Alman Parlamento Binası)

Brandenburg Kapısından yürüyerek birkaç dakikada ulaşabileceğiniz bu yapı, üstündeki büyük cam kubbesi ile dikkatleri üzerine çekiyor. İçeri girmek için önceden randevulu bilet almak gerekiyor ve fiyatları çok uygun denilemez. Ayrıca her gün açık olmuyor. İçeri giremeseniz bile bu yapıyı mutlaka dışından görmenizi öneririm.

5- Berliner Dom (Berlin Katedrali)

Berlin’in en önemli yapılarından birisi ile şüphesiz Berlin Katedrali’dir.  Müzeler Adası’ndan yürüyerek birkaç dakikada ulaşabiliyorsunuz. İçeri giriş ücreti 7 Euro olup Berlin Pass sahipleri ücretsiz olarak giriş sağlayabiliyorlar. İçeri girdiğinizde ayrıca katedralin üstünde bulunan panoramik şehir manzarasına da erişebiliyorsunuz. Yukarı çıkmak için asansör mevcut değil ve oldukça fazla merdiven çıkmanız gerekecek 🙂

6- East Side Gallery (Doğu Yakası Galerisi)

Berlin Duvarı bilindiği üzere 1989 yılında yıkıldı ancak bu duvarın bir kısmı halen turistik amaçlara ev sahipliği yapmaktadır. 1990 Yılında bir açık hava galerisi olarak hizmete giren Doğu Yakası Galerisi, yaklaşık 1,3 kilometre uzunluğundaki duvarın üzerine yapılmış olan çizimlerden oluşmaktadır.

7- Checkpoint Charlie (Charlie Kontrol Noktası)

Checkpoint Charlie (Checkpoint C) Kontrol Noktası, Berlin Duvarı’nın ayakta olduğu dönemde, batı tarafında ABD askerlerinin, doğu tarafında ise Sovyet askerlerinin nöbet tuttuğu ve Berlin Duvarı’nın üzerinde yer almakta olan 3 geçiş kapısından birisidir. Günümüzde burada sergilenmekte olan kulübe orijinal kontrol kulübesinin bir replikası olup gerçek Checkpoint Charlie yine Berlin’deki Allied Museum’da sergileniyor. Bugün Checkpoint Charlie’ye gittiğinizde mizansen olarak orada durmakta olan üniformalı iki ABD askeri göreceksiniz. Burada duran askerlerle belli bir ücret karşılığı fotoğraf çekinebilirsiniz.

8- Berliner Fernsehturm (Berlin Televizyon Kulesi)

Alexanderplatz’da yer almakta olan Berlin Televizyon Kulesi’nin yapımı 1969 yılında tamamlanmış ve hizmete açılmış. Yapıldığı günden bu yana Berlin’in en önemli simgelerinden birisi olarak nitelendiriliyor. Kulenin toplam yüksekliği 368 metre ancak kulede bulunan gözlem terası, bar ve restoran 203-207 metre aralığında yer alıyor. Yukarı çıkmak ücretli, restoranda bir masaya oturmak bile ayrıca ücretli ve oldukça yüksek fiyatları mevcut.

9- Holocaust Mahnmal (Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı)

Günümüzde oldukça fazla ziyaretçi ağırlamakta olan bu anıt, 2. Dünya Savaşı’nın bitişinin 60. Yılı olan 2006 yılında hizmete açılmıştır. Nazi Holokost’u sırasında katledilmiş olan 6 Milyon Yahudi’nin anısına yapılmış olan bu anıtın yer altı kısmında Holokost hakkında çeşitli belgeler ve belgeseller ile kurbanlar hakkında detaylı bilgiler içeren bir bölüm mevcut. Günün her saati ziyarete açık olan bu anıtı ziyaret etmek ise ücretsiz.

 


Berlin’de Yeme İçme

Berlin, ağırladığı multikültürel nüfus nedeniyle her tarzda yemeği güzel olarak bulabileceğiniz bir şehir. Benim Berlin’de çok fazla vaktim olmadığı için yerel yemeklere ve restoranlara fazla ağırlık veremedim. Tabiri caizse ne bulduysam onu yedim Berlin’de. Aşağıda yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı tavsiye ettiğim hem uygun, hem de lezzetli yemekler yapan birkaç mekanı belirtiyorum.

Kahvaltı – Factory Girl

Eğer Türk kahvaltısı arıyorsanız sahipleri Türk olan bu kafede kahvaltı yapabilirsiniz. Ayrıca bulunduğu bölge oldukça turistik, kahvaltı sonrasında civarı gezmenizi tavsiye ederim.

Burgermeister

Berlin’de iki şubesi var Burgermeister’ın. Birisi daha salaş, diğeri ise biraz daha restoranımsı. İkisi de uygun fiyatlı ve oldukça lezzetli hamburgerler yapıyorlar. Hamburger fiyatları 5 Euro civarında genel olarak. Kapısında sıra olabiliyor ancak bankalardaki gibi bir sıramatik sistemi ile işleri biraz kolaylaştırmışlar.

Lebensmittel in Mitte

Şehir merkezinde yer alan en ünlü Alman restoranlarından birisidir. Fiyatları diğerlerine göre biraz daha yüksek ancak lezzetli yerel yemekler yiyebilirsiniz.

Mustafa’s Gemüse Kebap

Gemüse Almanca’da sebze anlamına geliyor. Mustafa’s Gemüse Kebabı ise sebzeli döner olarak nitelendirebiliriz. Berlin’e kadar gelmişiz, döner mi yiyeceğiz demeyin. Bizdekinden farklı ve gerçekten lezzetli yapıyorlar. Kapısında çok uzun kuyruklar oluşabiliyor ve gece 2 ye kadar hizmet veriyor. Döner fiyatı ise Ayran ile birlikte 4-5 Euro civarında.

Schitzelei

Dana şinitzel yapan bu restoran oldukça şirin ve sakin. Oturur oturmaz minik bardaklarda bira ikram ediyorlar. Porsiyonlar oldukça büyük ve doyurucu. Yolunuz düşerse uğramanızı tavsiye ederim.

Zola

Oldukça lezzetli Napoli tarzı pizzalar yemek için bu restoranı tercih edebilirsiniz.

Gece Hayatı – Berghain

Berlin’in şüphesiz en ünlü gece kulübüdür Berghain. Zamanında Britney Spears’ın bile içeri alınmadığı olmuştur bu kulüpte. İçeri girmek için uzun sıralar bekleyip sonrasında sırf badigard sizin tipinizi beğenmedi diye içeri alınmayabilirsiniz 🙂  Girmek için çok şık değil aksine özensiz ve aykırı giyinmenizde fayda var.

Gece hayatı için alternatif olarak ise Watergate, Chalet, Prince Charles ve Golden Gate isimli mekanları tercih edebilirsiniz.

İçme Suyu

Süpermarketlerde küçük şişe su 1-1,5 Euro civarına satılıyor. Büfelerde ise 5-6 Euro civarına kadar çıkıyor. Bazı büfelerde Hayat ve Pınar gibi Türk markalarını da bulabilirsiniz.


Berlin’de Alışveriş

Berlin oldukça büyük bir şehir ve dünyaca ünlü birçok markanın mağazaları şehir genelinde yer alıyor. Her zevke uygun alternatifler bulmanız mümkün. Özellikle giyim konusunda fiyatların Türkiye’den ucuz olmadığını belirtmek isterim ancak Türkiye’de bulamayacağınız birçok alternatif mevcut. Berlin’in nabzını tutan ünlü alışveriş bölgelerini Kurfürstendamm (ku’damm), Tauentzienstrasse, Potsdamerplatz, Friedrichstrasse ve Alexanderplatz şeklinde sıralayabiliriz.

Kurfürstendamm şehrin önemli ve lüks alışveriş caddesidir. Dünyaca ünlü markaların mağazalarını burada bulabilirsiniz.

Tauentzienstrasse ise daha çok özel giyim mağazalarının yer aldığı bir caddedir. Ayrıca bu cadde üzerinde lüks restoranlara da rastlayabilirsiniz.

Potsdamerplatz hem turistlerin, hem de yerel halkın sıklıkla uğradığı, çevresinde Mall of Berlin ve Arkaden gibi ünlü alışveriş merkezlerinin de bulunduğu meydandır.

Friedrichstrasse‘de tıpkı Kurfürstendamm gibi şehrin en işlek alışveriş caddelerinden birisidir. Hem lüks mağazalara, hem de daha uygun fiyatlı mağazalara rastlamak mümkündür. Checkpoint Charlie’ye oldukça yakın bir konumda yer almaktadır.

Alexanderplatz hem turistlerin, hem de Berlin halkının buluşma noktası görevine ek olarak alışveriş konusunda da çeşitli mağazalara ev sahipliği yapıyor. Özellikle yakında yer alan Alexa AVM içerisindeki Primark, ekonomik alışveriş severlerin uğrak noktalarından birisi haline gelmiş durumda.

Berlin’den Türkiye’ye ne getirmeliyim diye düşünüyorsanız şehir genelindeki çikolatacılarda bulunan envai çeşit çikolatalardan alabilirsiniz. Ayrıca şehrin gayri resmi simgesi haline gelmiş olan ayıcıklı figürlerden alabilirsiniz.

Yapmadan Dönmeyin

  • Brandenburg Kapısı’nı görün ve içinden geçin.
  • Branderburg Kapısı’ndan başlayıp Müzeler Adası’na kadar devam eden Unter Den Linden caddesinde ıhlamur ağaçları altında yürüyün.
  • Almanya’yı ikiye bölen Berlin Duvarı’nı görün.
  • Checkpoint Charlie’den geçin.
  • Tiergarten’da bisiklete binin, çimenlere yayılın.
  • Gideceğiniz yerler arasında bol bol metro kullanın, metroyu nasıl kullanacağınızı öğrenmeye çalışın 🙂


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2020: samet.im | Travel Theme by: D5 Creation | Powered by: WordPress